|
| Çözüm için Kürtleri dinleyin (140 Kere Okunmuş) |
| Temmuz 05 2010 18:19:34 tarihinde dhb tarafından yazılmış: |
Siyasi partiler, Öcalan’ın yaptığı çağrıyı olumlu karşıladı. Parti temsilcileri Kürt sorununun çözümü için ülkedeki Kürtlerle görüşülmesi gerektiğini belirttiler. Kürt sorununun çözümü için başta demokratik anayasa olmak üzere önerileri sıralayan Abdullah Öcalan, Kürt sorununda ortaya çıkan yeni durum ve eylemsizlik çağrılarını değerlendirerek, sorumluluğu devlete yükledi. Öcalan, demokratik kitle örgütlerinin eylemsizlik ve operasyonların durdurulmasını çağrılarını olumlu bularak, çatışmasızlık ve çözüm için bir iradenin ortaya çıkması halinde buna KCK’nin de uyması gerektiğini söyledi. Öcalan’ın açıklamaların değerlendiren siyasi partiler, Kürt sorununun çözümünün dışarıda değil, ülkedeki Kürtlerle görüşülerek, çözüleceğine dikkat çektiler.
OPERASYONLAR DURMALI Öcalan’ın açıklamalarını değerlendiren BDP Eş Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, BDP olarak yaşananları yakından takip ettiklerini belirterek, sorunun eylem yada eylemsizlik sorunu olmadığını ifade etti. Çatışmalara neden olan sebeplerin ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Bakırhan, 10 yıldır tek taraflı ateşkes kararlarının alınmasında BDP ve geleneğinin olumlu ve pozitif bir rol oynadığının altını çizerek, bu konuda eylemsizliğe verilen cevaplarında tasfiye ve operasyonlar olduğunu dile getirdi. Buna karşın çatışmazlık ve demokratik çözümden yana olduklarını belirten Bakırhan, operasyonların durdurulmasında sorumluluğun hükümette olduğunu söyledi. Çatışmasızlık için hükümete, “Operasyonların durması Kürt sorununa yönelik olumlu mesajlar vermesi” çağrısında bulunan Bakırhan, operasyonlar devam ederken, hükümetin tasfiye politikalarında ısrar ederken PKK’nin eylemsizliğe geçmesi gerçekçi görünmediğini söyledi. Yaşanan çatışma ve sonuçlarını tasvip etmediklerini, asker ailelerinin görüntülerine de üzüldüklerini ifade eden Bakırhan, tek yanlı yapılan çağrıların yapılması hükümeti kolladığı ve çözümsüzleğe yol açacağını belirtti. Sınır ötesi harekat hazırlıkları yaptığını belirten Bakırhan, “Bu yönetim tarzıyla bu mantıkla Türkiye kaosa sürüklenir, sorunlar çözülemez. Elini taşın altına koyacak siyasetçilere ve STK’lara ihtiyaç vardır” dedi. ÇÖZÜM İDARESİ HÜKÜMETTE VE DEVLETTE YOK EDP Genel Başkanı Ziya Halis, Kürt sorununda yaşanan son gelişmeleri değerlendirmek üzere Diyarbakır’da 24 Haziran tarihinde MYK toplantısı düzenlediklerini toplantı sonrasında Türkiye ve dünyaya çözüm çağrısında bulunduklarını hatırlattı. Anayasa’da farklı kimliklerin kendilerini bulmaları gerektiğini belirten Halis, anadildei eğitim için de gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi. Çözüm konusundaki taleplerini paylaşmak için hükümet, cumhurbaşkanı ve muhalefet partisi liderlerinden randevu istediklerini hatırlatan Halis, “Ama Başbakan yakın zamanda Kanada’ya gitti ve ABD başkanı ile görüştü. Görüşmenin konusu ne? diye sorulduğunda açıktan ‘terörle ilgili meseleyi konuştum’ diyor. Bundan kendi adıma acı duyuyorum. Terör dediği şey Kürt sorunudur. PKK bunun bir sonucudur Bu sorunu kendi Kürt’ünle konuşmayacaksın, gidip ABD başbakanı yok Irak’la konuşacaksın. Bu terör Kürt sorunun yarattığı bir meseledir. Bunun kaynağı demokratik ve siyasi çözümdür. Bunu çözmek için oturup konuşman gerekiyor. Bunu ister Öcalan ile ister Karayılan’la konuş, ister seçilmişlerle konuş... Bunu durdurmanın yolu hükümetin bir diyalog içine girmesinden geçiyor” şeklinde konuştu. Barışın sağlanması gerektiğini söyleyen Halis, “Bunu başkası ile konuşmaya gerek yok. Ben TC’yi uyarıyorum; kendi Kürdünle konuşacaksın, çözüm yeri meclistir” dedi. Kürt tarafının çatışmasızlık ve çözüm için açık irade beyan etmesine rağmen devlette böyle bir irade bulunmadığının altını çizen Halis, “Bu konuda eksik ve yetersiz bir eğilim var. Bir iradeye diyebileceğimiz irade yoktur. AKP hükümeti alt yapısı oluşmadan ulusalcı çevrelerle ırkçı, şoven çevrelerle ters düşecek şekilde bir irade göstermiyor” diye konuştu. (HABER MERKEZİ) MUŞ’TAN BARIŞ TALEBİ
“MUŞ İli Demokrasi Platformu” adı altında bir deklarasyon yayınlayan 53 kitle örgütü, operasyonların ve eylemlerin durması için çağrıda bulundu. Platform ayırca, demokratik bir anayasa talebini de dile getirdi. Platform bileşenleri, konuya ilişkin Muş Ticaret ve Sanayi Odası’nda basın toplantısı düzenledi. Dekrasloyunu açıklayan Muş Baro Başkanı Sabahattin Göçmen, yeniden karanlık bir döneme gidildiğini belirttti. Tarafların operasyonların ve eylemlerin durdurulması çağrısında bulunan Göçmen, demokratik sivil yeni bir anayasa konsensüsünün oluşturulması, yapılacak olan yeni anayasada hiçbir etnisiteye vurgu yapmadan tüm toplum kesimlerine eşit mesafede ve ‘anayasal vatandaşlık’ temelinde yapılandırılmasını istedi. Kürt sorununun çözümü için barışçıl yöntemlerin devreye girmesi gerektiğini ifade eden Göçmen, operasyonlara son verilmesi gerektiği belirtti.Çatışma ortamın son bulmasını isteyen Göçmen, “Barışın ve çözümün dili hakim olsun, Silahlar sussun, insanlar konuşsun. Artık bu ülkenin çocukları ölmesin” dedi. (MUŞ) SORUMLULUK DEVLETTE
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel de, bir an önce iki taraflı çatışmasızlık sürecinin gelişmesinin herkesin dileği olduğunu belirterek, Öcalan’ın açıklamalarına katıldıklarını söyledi. Öcalan’ın Diyarbakır’dan yapılan çağrıyı önemsediğini belirtmesinin önemli olduğunu ifade eden Tüzel, şunları belirtti: “Bu Kürtler ne istiyor? sorusuna cevap vermek açısından önemlidir. Kürtlerin muhatap alınması gerekiyor. Böyle çözüm şiddeti alevlendirerek, cephede pozlar vererek değil, NATO ya da ABD’den medet umarak değil, Kürtleri dinlemekten geçiyor. Bu en doğru tutum olacaktır. Türkiye halkının çıkarı da buradadır.” Çatışmasızlık sürecinin gelişmesi için esas sorumluluğun devlete düştüğünün altını çizen Tüzel, şu değerlendirmelerde bulundu: “Silahların susması da yetmez bununla sınırlı değil, artık hızla siyasi diyalog geliştirmekten ve bir takım yasal çözümlere, tutukluların serbest bırakılmasına barışçıl mesajlar verme konusunda bir tutum geliştirilmelidir. Hükümetin seçime giderken sarıldığı şiddet şiddetin büyümesini getirecektir. İmralı’dan yapılan açıklama da, Diyarbakır’dan yapılan açıklamayı önemseyen tutumu gösteriyor. Bütün sıkışmışlığa rağmen bu işin yol olmadığının anlaşılmasına rağmen sınır ötesi operasyon hazırlığı olduğu söyleniyor. Cumhurbaşkanı olsun sorumlu devlet organları olsun ne yazık ki; silahsız bir çözümü konuşmuyorlar. Sıkıştıklarında silah bırakıldığında bunun mümkün olacağı söyleniyor. Kürtlerin talepleri kabul edilmeden kimsenin silah bırakmaya yanaşmayacağı da bir gerçekliktir.”
Evrensel Gazetesi |
| Yorum |
|
Henüz yorum yazılmamış.
|
| Yorum yaz |
|
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
|
|
| Oku-Okut | |

Dayanışalım

| |
| son videolar |
|
|