Devrimci Halkın Birliği
   Açılış_sayfanız_yapın  Sık_Kıllanılanlara_Ekle

   ANA SAYFA
   HABER - YAZI

D. Halkın Birliği
   Kapak
   Baş Yazı
   Haberler
   İnşamız
   Politika-Haber
   İşçi-Memur
   Kürdistan
   Gençlik Yıldızı
   Özgür Kadın
   Dış Politika
   Kültür-Sanat
   Onlardan Bize
   Temel Kavramlar
   Analiz-Polemik
   Devrimci Teori
   Özgür Kürsü
   Dünden Bugüne
   Mektuplar

xxxxx
   Arşiv
   Arşiv-7.2005/4.2010
   DHB Galeri
   Sitede Ara
   Bağlantılar
   Ziyaretçi Defteri
   İletişim

xxxxx
   RADYO BİRLİK
   
VİDEO İZLE

D. Halkın Birliği

ADRESLER

Merkez Büro
AL-AK Basın Yayıncılık

Merkez Mahallesi
Çukur Çeşme Caddesi
No: 27 Kat: 3 Gaziosmanpaşa- İstanbul

Tel: 0212 5782269

Yurtdışı:
Avrupa Temsilcisi
Özgür Kızılay

Nancy FRANSA
Tel: 0033 674102905

Altenbraker str. 16
12053 Berlin Almanya

E-Posta İletişim:
halkinbirligi@yahoo.com





BELLEK


18 Mayıs ve Kaypakkaya'nın

DİRENİŞ YOLUNDA İLERİ!


Apartheid bitti, utancı sürüyor
Yerkürede milyonlarca insanın gözü kulağı, iki haftadır dünya futbol şampiyonası nedeniyle “Kara Afrika”nın en acılı, en kederli ülkelerinden biri olan Güney Afrika’da. 11 Temmuz’a kadar da öyle olacak.
Bu kederli ülkenin tarihi, yazgısı, işgalci beyazın yerli siyahı insan yerine koymayarak yıllarca hayata geçirdiği “apartheid” rejimi ve ona karşı mücadele eden Nelson Mandela ile özdeşleşmiş durumda.
Güney Afrika da pek çok ülke gibi batılı beyaz adam tarafından çok uzunca bir süre sömürgeleştirilmiş. Ülkeyi önce Hollandalılar, ardından İngilizler ele geçirmiş...
Yerli siyah halklar sömürgeci güçlere karşı nice savaşlar vermiş, bedeller ödenmiş, zaferler kazanılmış, yenilgiler alınmış.
Beyazın siyaha karşı ırkçılığı hep var olmuş. Ama bu kendisini 1900’lü yılların ilk yarısında “apartheid” olarak kurumsallaştırmış.
Hem de Almanya’da işbaşına gelen Hitler faşizminin açık desteğiyle...
Siyah emekçiler, ülkenin/kıtanın beyaz adamdan kurtarılması için mücadele ederken, işgalciler zamanla yerleşik hale gelerek, partiler kurarak “ev sahibi” gibi davranmaya başladı.
Sömürgeci İngilizlerin kurduğu Güney Afrika Partisi ile Milliyetçi Parti, 1934’te “Birleşik Parti” adı altında bir araya geldi. Ne var ki, ana sömürgeci güç olan İngiltere’nin İkinci Dünya Savaşı’na dahil olması üzerine, Güney Afrika’daki bu ırkçı partide İngiltere ile birlikte hareket edilip etmeme tartışması baş gösterdi. Ve 1939’da “Birleşik Parti”, İngiltere’ye karşı Hitler Almanya’sını destekleme kararı aldı.
Hemen ardından, ırk ayrımcılığı ülkede kendini daha kurumsal bir şekilde göstermeye başladı. Çünkü, Hitler’in Almanya’da Yahudilere karşı çıkardığı ırkçı yasaların çoğu kopyalanarak siyahlara karşı hayata geçirildi.
Yani Güney Afrika’daki ırkçı rejimin ilham kaynağı, faşist Hitler ve onun adamlarıdır.
Bundan tam 50 yıl önce, 21 Mart 1960’da polis tarafından açılan ateş sonucu 10’u çocuk olmak üzere 69 insan katledildi.
Ve 21 Mart, daha sonra Birleşmiş Milletler tarafından Güney Afrika’daki beyaz azınlığın kurmuş olduğu devlet ırkçılığını kınamak için dünya çapında Irkçılıkla Mücadele Günü ilan edildi.
Bu bile ırkçı rejime geri adım attırmadı.
Resmi kayıtlara göre “apartheid” rejimi, 20 binden fazla siyahın canını aldı.
Bu katliamlarda Alman sermayesinin “fikir babalığı”nın yanı sıra filli desteği de oldu.
Daimler Benz, Rheinmetall, Deutsche Bank, Commerzbank ve Dresdner Bank gibi tekellerin verdiği askeri silahlar, araçlar ve mali destek, ırkçı beyaz adamın en önemli dayanağı oldu. Benzer bir desteği, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD, İsrail, İngiltere, Fransa, İsviçre...tekelleri de verdi.
Bu yüzden özellikle Daimler Benz tekelinin “apartheid” rejimine verdiği büyük destek, yıllardan beri hem Güney Afrika’daki hem de Almanya’daki insan hakları savunucuları, ilericiler, demokratlar tarafından sorgulanıyor. Güney Afrikalı mağdurların ABD’de kazandığı davalar olumlu sonuçlandığı halde, Daimler Benz ne tazminat ödemeye ne de sorumluluğu üstlenmeye yanaşıyor.
Halbuki, Daimler Benz’in bugün üzerinde oturduğu devasa servetin bir bölümü Güney Afrikalı siyahların canı ve kanı üzerinden elde edildi. Satılan her askeri araç, silah Nelson Mandela önderliğindeki direniş hareketini kanla bastırmak için kullanıldı.
Ama gelin görün ki, Daimler Benz’in sembolü olan yıldız, şu sıralar Alman milli takımının ana sponsoru olarak Güney Afrika’daki stadyumlarda boy göstermeye devam ediyor.
Güney Afrikalı insan hakları savunucuları, ilericileri, uzunca bir süredir stadyumlarda Daimler Benz’in logosunu görmek istemediklerini dile getirdikleri halde, onları dinleyen yok. Çünkü Daimler Benz ve Almanya, geçmişte ırkçı rejime verilen destekten ötürü bir pişmanlık açıklaması yapma ihtiyacı bile duymuyor.
Bu yüzden Daimler Benz’in kanlı yıldızının bugün Alman milli takımının ana sponsoru olarak Güney Afrika stadyumlarında boy göstermesi, sadece Almanya’nın değil FIFA’nın da utancıdır. Çünkü katilin suç ortağı, bütün Güney Afrikalıların gözünün içine bakarak, “Ben yine buradayım” diyebiliyor.
Bu yüzden Dünya Kupası, aynı zamanda “apartheid”in uluslararası suç ortaklarının yeniden sahaya inmesine vesile olmuştur.
YÜCEL ÖZDEMİR-yucel@evrensel.de
grafik
Oku-Okut




Dayanışalım

En Yeni Köşe Yazıları
Hem faşist hem yalancı! [219]
Silahlar sussun, çöz... [84]
400 SİVİL TOPLUM ÖRG... [66]
İSMAİL BEŞİKÇİ YENİD... [166]
Ekmeğe yok savaşa var [82]
Erdoğan'ın çözümü 'J... [105]
HPG gerillası Dağhan... [311]
Çözüm için Kürtleri ... [140]
NATO'yla işgal planı [152]
Popüler Köşe Yazıları
HPG gerillası Dağhan... [311]
Hem faşist hem yalancı! [219]
İSMAİL BEŞİKÇİ YENİD... [166]
NATO'yla işgal planı [152]
Çözüm için Kürtleri ... [140]
Erdoğan'ın çözümü 'J... [105]
Silahlar sussun, çöz... [84]
Ekmeğe yok savaşa var [82]
400 SİVİL TOPLUM ÖRG... [66]
Şiirler
dhb
» Yeryüzü Aşkın Yüz...
son videolar
video   video