|
ERKEN SEÇİM ÇARE DEĞİL KURTULUŞ DEVRİMDE
Generallerin süreci kendi istemleri doğrultusunda düzenlemek için Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle müdahalesiyle AKP 22 Temmuzda erken seçim kararı almak zorunda kaldı. Faşist diktatörlüğü gizlemek için peçe rolü oynayan parlementonun göstermelik bir kurum olduğunu gelişmeler bir kez daha yakıcı olarak açığa serdi.
Bilindiği üzere ister yerel yönetim, ister parlemento seçimleri olsun egemen sınıflar ve onların devlet aygıtı bakımından bir nefeslenme ve at değiştirme aracı olarak görülür. İliklerine dek çürümüş ve emekçilere faşist baskı, terör ve yoksulluktan başka birşey vermeyen/veremeyen işbirlikçi tekelci kapitalist sisteme parti ve kadro dayanmıyor. Böyle olduğu içindir ki seçimler, halkın gözünde eskiyen, ipliği pazara çıkan partilerin ve kadroların yerine bir seçim dönemi için başkalarını geçirmenin bir aracı oluyor. Emekçi yığınların önüne faşist şovenistinden dincisine, sosyal-demokratından gericisine burjuva sistem kutsayan düzen partileri dayatılıyor ve içlerinden birisini seçmeleri isteniyor.
Aslında bir birlerinde adlarından başka pek farklı olmayan değişik düzen partileride, bu demokratik güldürünün baş aktörleri oluyor. Daima ve sürekli olarak, düzenin değişmezliği, böyle geldiği ve böyle gideceği, mevcut durumun mutlaka bir gerçek olduğu işleniyor ve yığınlar sisteme içine bağlanmaya çalışılıyor.
İşçi sınıfı ve çalışan on milyonlarla için, örgütlenme, propoganda ve ajitasyon özgürlüğünün olmadığı, parti olarak örgütlenme özgürlüğünün yalnızca egemen sınıflara tanındığı, sandık başına gitmememenin cezai müeyide konusu olduğu, Kürdistan için özal uygulamaların yapıldığı, DTP’ye ve ulusal özgürlük mücadelesinin temsilcilerine vahşi bir terörün estirildiği seçimlerin özgür ve demokrat olması kocaman bir yalandır. Burjuva düzen partileri arasındaki yarışın, yığınların bilincinde demokrasinin varlığı yanılmasına yol açmasının önlenmesi, için, bütün imkanları seferber edilmesi gerektiği açıktır. Egemen sınıflar seçimleri yığınlar üzerindeki ideolojik ve politik hegemonyalarını yenilemenin, güçlendirmenin bir aracı olarakda görüyor. İşçi sınıfının, kır ve kent emekçilerinin, nüfusun ezici çoğunluğu oluşturan on milyonların örgütlenme, propoganda, ajitasyon ve eylem özgürlüğünün olmadığı bir demokrasi, faşist diktatörlüğe giydirilmiş demokratik bir maskeden başka birşey değildir. Ama sözde bu demokratik seçimler yolundan, yığınların karşısına çıkarılan düzen partilerine oy vermeleri dayatılarak, bu yoldan yığınların “rızası” alınmaya, rejimin tabanı güçlendirmeye çalışılıyor.
Erken seçimlerde somut gerçeklere bakmalıyız. İşçilerin ve emekçilerin çözüm bekleyen, ekonomik, sosyal ve siyasal temel sorunları mücadelenin konusu değil. Burjuva düzene partileri arasında yarış, Laiklik-Şeriatçılık arasına sıkıştırılmış, rejimi kimin daha iyi savunacağı ve pastada daha fazla kimin pay alacağı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Faşist şovenistinden dincisine, sosyal-demokratından milliyetçi-muhafazakarına, sömürücü sınıfların bütün partileri ;AKP, CHP-DSP, MHP,ANAP, DP, GP, SP- TV , Radyo ve basınıyla, sömürü ve zulüm düzenin gerçekliğini ve parlementonun peçe rolü oynadığını ve göstermelik olduğu gerçeğini özenle yığınların gözünde saklayarak, bugünkü burjuva kapitalist sistemin göstermelik temsiliyetine bir veri, tanrısal bir düzene olarak sunuyorlar.
MGK’nın emir eri olmaktan öteye gitmeyen ve sistemin faşist yüzüne geçirilmiş bir maske olan düzen partileri yığınları yalanlar ve sahte vaatlerle aldatarak, sıkı bir ideolojik ve politik hegemonya kıskacında tutarak, durumu onaylatarak seçimlerde “rızasını” almayı ve bir beş yıl daha emekçileri istedikleri biçimler de sömürüp baskı altında tutmaya çalışıyorlar. Komünistler tamda bu koşullarda devrimci ajitasyon propoganda çalışmasıyla parlementonun gerçek yüzünü, emekçileri sömürmede ve baskı altında tutmada oynadığı aldatıcı rolü ve gizlenen gerçekleri yığınlar nezdinde açığa çıkararak, kurtuluşlarının devrim ve sosyalizm mücadelesinde olduğunu göstermeli ve sistemden kopuşlarını hızlandıran bir devrimci çalışma içinde olmalıdır.
Parlementonun daha fazla göstermelik bir hale geldiği, düzen partilerinin daha fazala işlevsizleştiği, politik iktidar ipini ordunun elinde tuttuğu ve sistemin kutsandığı koşullarda , düzene partilerinin bir birlerinde farklılıkları gittikçe daha fazla silinmiş ve hemen hepside rejimi savunmada yarışır hale gelmişlerdir. Hemen hepside ordunun emir eri konumundadırlar. Hemen hepside emperyalizme işbirlikçilikte, İMF, DB’nın yıkım politikalarının uygulama da, TÜSİAD’ın eteğine yüz sürmede, işçi, emekçi ve Kürt düşmanı olmada yarış içindeler. Demokrasi ve özgürlüğün düşmanlığında faşist şovenist ırkçı ayrımcı halk düşmanı politikaların sürdürülmesinde, emperyalizme uşaklıktan, burjuva düzen partilerinin hepside aynı kulvarda birleşmektedir. Buradan olarak; işçi, emekçi ve Kürt düşmanlığında sınır tanımayan faşist, şovenist, dinci, sosyal-demokrat gerici halk düşmanı burjuva düzen partilerine oy verme hesap sor şıarını yükseltmeliyiz. Ve erken seçim süresince, emperyalizmin yeni dünya düzenine, faşist şovenist baskı, terör ve sömürüye, Kürt ulusu üzerindeki baskı ve asimilasyon politikasına, cins ayrımcılığına karşı; İş, Ekmek, Özgürlük ve Sosyalizm bayrağını yükseklere çekerek, parlementonun emekçileri aldatarak sisteme bağlayan aldatıcı özünü açığa sererek , burjuva parlementosunun çare olmadığını yığınlara göstermeliyiz.
Seçim ortamanın yarattığı duyarlılık oldukça önemlidir ve bu duyarlılıktan ekonomik, sosyal ve politik taleplerimizi devrimci alternatif içinde yükseltmeli ve alanlarda devrimin sesini haykırmalıyız. Emperyalizmin uşağı, faşist şovenist,dinci,sosyal-demokrat gerici burjuva düzene partileri tek oy verilemelidir. Alternatif, devrimci ve sosyalizm mücadelesinin erken seçim sürecinde devrimci seçim bloku kurularak geliştirilmelidir. Bunun için devrimci, demokrat ve ilerici güçler anti-emperyalist, anti-faşist ve anti şovenist temelde devrimci seçim bloku oluşturarak sürece müdahale etmelidirler.
Parlemento Aldatmasına Kanma, Kurtuluş Devrimde ! Faşişt-Şovenist, Dinci,Sosyal-Demokrat Burjuva Düzen Partilerine Oy Verme, Hesap Sor !
Mayıs 2007 DEVRİMCİ HALKIN BİRLİĞİ
|
| Oku-Okut | |

Dayanışalım

| |
| son videolar |
|
|