Devrimci Halkın Birliği
   Açılış_sayfanız_yapın  Sık_Kıllanılanlara_Ekle

   ANA SAYFA
   HABER - YAZI

D. Halkın Birliği
   Kapak
   Baş Yazı
   Haberler
   İnşamız
   Politika-Haber
   İşçi-Memur
   Kürdistan
   Gençlik Yıldızı
   Özgür Kadın
   Dış Politika
   Kültür-Sanat
   Onlardan Bize
   Temel Kavramlar
   Analiz-Polemik
   Devrimci Teori
   Özgür Kürsü
   Dünden Bugüne
   Mektuplar

xxxxx
   Arşiv
   Arşiv-7.2005/4.2010
   DHB Galeri
   Sitede Ara
   Bağlantılar
   Ziyaretçi Defteri
   İletişim

xxxxx
   RADYO BİRLİK
   
VİDEO İZLE

D. Halkın Birliği

ADRESLER

Merkez Büro
AL-AK Basın Yayıncılık

Merkez Mahallesi
Çukur Çeşme Caddesi
No: 27 Kat: 3 Gaziosmanpaşa- İstanbul

Tel: 0212 5782269

Yurtdışı:
Avrupa Temsilcisi
Özgür Kızılay

Nancy FRANSA
Tel: 0033 674102905

Altenbraker str. 16
12053 Berlin Almanya

E-Posta İletişim:
halkinbirligi@yahoo.com





BELLEK


18 Mayıs ve Kaypakkaya'nın

DİRENİŞ YOLUNDA İLERİ!


ERKEN SEÇİM ÇARE DEĞİL KURTULUŞ DEVRİMDE
Generallerin süreci kendi istemleri doğrultusunda  düzenlemek için Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle müdahalesiyle AKP 22 Temmuzda erken seçim kararı almak zorunda kaldı. Faşist diktatörlüğü gizlemek için peçe  rolü oynayan  parlementonun  göstermelik bir kurum olduğunu gelişmeler bir kez daha yakıcı olarak açığa serdi.

Bilindiği üzere ister yerel yönetim, ister parlemento seçimleri olsun egemen sınıflar ve onların devlet aygıtı bakımından bir nefeslenme ve at değiştirme aracı olarak görülür. İliklerine dek çürümüş ve emekçilere  faşist baskı, terör ve  yoksulluktan başka birşey vermeyen/veremeyen işbirlikçi tekelci kapitalist sisteme parti ve kadro dayanmıyor. Böyle olduğu içindir ki seçimler, halkın gözünde eskiyen, ipliği pazara çıkan partilerin ve kadroların  yerine bir seçim dönemi için başkalarını geçirmenin bir aracı oluyor. Emekçi  yığınların önüne faşist şovenistinden dincisine, sosyal-demokratından gericisine  burjuva sistem kutsayan düzen partileri dayatılıyor  ve içlerinden birisini seçmeleri isteniyor.

Aslında bir birlerinde adlarından başka pek farklı olmayan değişik düzen partileride, bu demokratik güldürünün baş aktörleri oluyor. Daima ve sürekli olarak, düzenin değişmezliği, böyle geldiği ve böyle gideceği, mevcut durumun mutlaka bir gerçek olduğu işleniyor ve yığınlar sisteme içine bağlanmaya çalışılıyor.

İşçi sınıfı ve çalışan on milyonlarla için, örgütlenme,  propoganda ve ajitasyon özgürlüğünün olmadığı, parti olarak örgütlenme özgürlüğünün yalnızca egemen sınıflara tanındığı, sandık başına gitmememenin cezai müeyide konusu olduğu, Kürdistan için özal uygulamaların yapıldığı, DTP’ye ve ulusal özgürlük mücadelesinin temsilcilerine vahşi bir terörün estirildiği seçimlerin özgür ve demokrat olması kocaman bir yalandır. Burjuva düzen partileri arasındaki yarışın, yığınların bilincinde demokrasinin varlığı yanılmasına yol açmasının önlenmesi, için, bütün imkanları seferber edilmesi gerektiği açıktır.

Egemen sınıflar seçimleri yığınlar üzerindeki ideolojik ve politik hegemonyalarını yenilemenin, güçlendirmenin bir aracı olarakda görüyor. İşçi sınıfının, kır ve kent emekçilerinin, nüfusun ezici çoğunluğu oluşturan on milyonların örgütlenme, propoganda, ajitasyon ve eylem özgürlüğünün olmadığı bir demokrasi, faşist diktatörlüğe giydirilmiş demokratik bir maskeden başka birşey değildir. Ama sözde bu demokratik seçimler yolundan, yığınların karşısına çıkarılan düzen partilerine oy vermeleri dayatılarak, bu yoldan yığınların “rızası” alınmaya, rejimin tabanı güçlendirmeye çalışılıyor.

Erken seçimlerde somut gerçeklere bakmalıyız. İşçilerin ve emekçilerin çözüm bekleyen, ekonomik, sosyal ve siyasal  temel sorunları mücadelenin konusu değil. Burjuva düzene partileri arasında  yarış, Laiklik-Şeriatçılık arasına sıkıştırılmış, rejimi kimin daha iyi savunacağı ve pastada daha  fazla kimin pay alacağı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Faşist şovenistinden dincisine, sosyal-demokratından  milliyetçi-muhafazakarına, sömürücü sınıfların bütün partileri ;AKP, CHP-DSP, MHP,ANAP, DP, GP, SP- TV , Radyo ve basınıyla, sömürü ve zulüm düzenin gerçekliğini ve  parlementonun  peçe rolü oynadığını ve göstermelik olduğu gerçeğini özenle yığınların gözünde saklayarak,  bugünkü burjuva kapitalist sistemin göstermelik temsiliyetine bir veri, tanrısal bir düzene olarak sunuyorlar.

MGK’nın emir eri olmaktan öteye gitmeyen ve sistemin  faşist yüzüne geçirilmiş bir maske olan düzen partileri yığınları yalanlar ve  sahte vaatlerle aldatarak,  sıkı bir ideolojik ve politik hegemonya kıskacında tutarak, durumu onaylatarak  seçimlerde “rızasını” almayı ve bir beş yıl daha emekçileri istedikleri biçimler de sömürüp baskı altında tutmaya çalışıyorlar. Komünistler tamda bu koşullarda devrimci ajitasyon propoganda çalışmasıyla parlementonun gerçek yüzünü, emekçileri sömürmede ve baskı altında tutmada oynadığı aldatıcı rolü ve gizlenen gerçekleri yığınlar nezdinde açığa çıkararak,  kurtuluşlarının devrim ve sosyalizm  mücadelesinde olduğunu göstermeli ve sistemden kopuşlarını hızlandıran bir devrimci çalışma içinde olmalıdır.

Parlementonun daha fazla göstermelik bir hale geldiği, düzen partilerinin daha fazala işlevsizleştiği, politik  iktidar ipini  ordunun elinde tuttuğu  ve sistemin kutsandığı koşullarda , düzene partilerinin bir birlerinde farklılıkları gittikçe daha fazla silinmiş ve hemen hepside rejimi savunmada yarışır hale gelmişlerdir. Hemen hepside ordunun emir eri konumundadırlar.   Hemen hepside emperyalizme işbirlikçilikte, İMF, DB’nın yıkım politikalarının uygulama da, TÜSİAD’ın eteğine yüz sürmede, işçi, emekçi ve Kürt düşmanı olmada yarış içindeler.

Demokrasi ve özgürlüğün düşmanlığında faşist şovenist ırkçı ayrımcı halk düşmanı politikaların sürdürülmesinde, emperyalizme uşaklıktan, burjuva düzen partilerinin hepside aynı kulvarda birleşmektedir. Buradan olarak; işçi, emekçi ve Kürt düşmanlığında sınır tanımayan faşist, şovenist, dinci, sosyal-demokrat gerici halk düşmanı burjuva düzen partilerine oy verme hesap sor şıarını yükseltmeliyiz. Ve erken  seçim süresince, emperyalizmin yeni dünya düzenine, faşist şovenist baskı, terör ve sömürüye, Kürt ulusu üzerindeki baskı ve asimilasyon politikasına, cins ayrımcılığına  karşı; İş, Ekmek, Özgürlük ve Sosyalizm bayrağını yükseklere  çekerek,  parlementonun  emekçileri aldatarak sisteme bağlayan  aldatıcı özünü açığa sererek , burjuva parlementosunun  çare olmadığını yığınlara göstermeliyiz.

Seçim ortamanın yarattığı duyarlılık oldukça önemlidir ve bu duyarlılıktan ekonomik, sosyal ve politik taleplerimizi devrimci alternatif içinde yükseltmeli ve alanlarda devrimin sesini haykırmalıyız. Emperyalizmin uşağı, faşist şovenist,dinci,sosyal-demokrat gerici burjuva düzene partileri tek oy verilemelidir. Alternatif, devrimci ve sosyalizm mücadelesinin erken seçim sürecinde devrimci seçim bloku kurularak geliştirilmelidir. Bunun için devrimci, demokrat ve ilerici güçler anti-emperyalist, anti-faşist ve anti şovenist temelde devrimci seçim bloku oluşturarak sürece müdahale etmelidirler.

Parlemento Aldatmasına  Kanma, Kurtuluş Devrimde !
Faşişt-Şovenist, Dinci,Sosyal-Demokrat Burjuva Düzen Partilerine Oy Verme, Hesap Sor !

Mayıs 2007
DEVRİMCİ HALKIN BİRLİĞİ
Oku-Okut




Dayanışalım

En Yeni Köşe Yazıları
Hem faşist hem yalancı! [219]
Silahlar sussun, çöz... [84]
400 SİVİL TOPLUM ÖRG... [66]
İSMAİL BEŞİKÇİ YENİD... [165]
Ekmeğe yok savaşa var [82]
Erdoğan'ın çözümü 'J... [105]
HPG gerillası Dağhan... [311]
Çözüm için Kürtleri ... [139]
NATO'yla işgal planı [152]
Popüler Köşe Yazıları
HPG gerillası Dağhan... [311]
Hem faşist hem yalancı! [219]
İSMAİL BEŞİKÇİ YENİD... [165]
NATO'yla işgal planı [152]
Çözüm için Kürtleri ... [139]
Erdoğan'ın çözümü 'J... [105]
Silahlar sussun, çöz... [84]
Ekmeğe yok savaşa var [82]
400 SİVİL TOPLUM ÖRG... [66]
Şiirler
dhb
» Yeryüzü Aşkın Yüz...
son videolar
video   video